Ana sayfa Kültür-Sanat İstanbul ‘Randevu’su sürüyor

İstanbul ‘Randevu’su sürüyor

107
0

TÜRSAK’ın gerçekleştirdiği 22. Randevu İstanbul Uluslararası Film Festivali, dopdolu içeriği ve etkinlikleriyle sürüyor.

Festivalin ikinci günündeki film gösterimlerinin ardından düzenlenen söyleşilerde “Dua” filminin yapımcısı Egor Odintsov ile “Heyecan Dolu Bir Hayat” filminin senaristi ve yönetmeni Anna Yanovskaya izleyici ile buluştu.

Nişantaşı City’s Cinemaximum’da izleyici ile buluşan, Konstantin Fam’ın Yahudi Filmleri Festivali’nde gösterilen ve 77. Altın Küre Ödüllerine aday olan farklı dünyalardan gelen iki gencin, eski bir toplama kampı tutsağının ifadesiyle yüzleşmek zorunda kalması ve hayatlarının değişmesini konu alan Kaddish / Dua’nın gösteriminden sonra filmin yapımcısı Egor Odintsov seyircilerin sorularını cevaplandırdı.

Söyleşide Odintsov, filmin gerçeklik üzerine tasarlandığından bahsetti. Her tarihsel filmin kendine göre bir amacının olduğunu dile getiren Odintsov, Dua’nın gerçek hayattan bir hikâyeden uyarlandığını, ama kurmaca öğeler de taşıdığını vurguladı. Filmin Rusya’da yaşayan Yahudileri merkezine aldığını ve ana karakterin film içindeki değişimlerinin Rusya Yahudilerinin hissiyatını yansıttığını belirtti.

Günün son izlenen filmi ise Anna Yanovskaya’nın, Yakut sinematografisinin arka planı hakkında, ironi ve metafizik dolu, Yakut ulusal adetlerinin tahmin edilemezliği üzerine kurgulanmış ve Sochi Uluslararası Film Festivali’nnde Jüri Özel Ödülü ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleri kazanan Exciting Life / Heyecan Dolu Bir Hayat oldu. Filmin senaristi ve yönetmeni Anna Yanovskaya da seyirciyle buluştu ve seyircinin sorularını yanıtladı. Bir seyircinin filmi kendi kendini aslında anlatıyor ve başka bir dünyayı veriyor demesi üzerine yönetmen Yanovskaya bu filmin hikayesinin biraz farklı bir yönden bakılması gereken bir hikaye olduğunun altını çizdi. Yönetmen sözlerine şöyle devam etti; “Yakutistan’da film çekimini bitirdiğimiz noktada Yakutistan’ın kendi film fenomenleri ortaya çıktı. Ben de orada bulunduğumda ve ekip arkadaşlarım Moskova’dan oraya geldiğinde biz de kendimizi biraz kaybettik. Toplum içinde yerimizi bulduk ve bizimle gelen ana karakter de film çekim sürecinde onlarla beraber yaşadıkça o da kendini toplumun içerisinde buldu. Yakutistan’daki insanların hayata nasıl baktıklarını ve felsefelerini görünce fikirlerim değişti.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here